İzsiz Burun Estetiği

Estetik burun ameliyatı yapılacağı zaman iki ayrı ameliyat tekniği söz konusu olmaktadır. Bunlardan biri açık burun estetiği iken diğeri de kapalı burun estetiği ameliyatı olmaktadır. Kapalı burun estetiği ameliyatı tercih edildiğinde hekim, hastanın burun deliklerinin içinde çalışır ve bu nedenle burun derisinin açılmasına gerek kalmaz. Deride hiçbir açma işlemi yapılmadığı için bu operasyon tekniği izsiz burun estetiği olarak da isimlendirilebilir.

Eğer hastanın burun estetiği ameliyatı kapalı yöntem ile yapılacak ise hekim burun ucunda bulunan kıkırdak bölgesine müdahale edilmeden, sadece burun kemerini alıp burnu daraltmak şeklinde yapılabilir. Bunun yanında hekim, kapalı yani izsiz burun estetiği yaparken burun ucu kıkırdaklarını çıkararak bu noktadan sonrasına açık yöntem ile devam edebilir.

Hekim, genel teknik olarak hem açık hem de kapalı yani izsiz burun estetiği yapabiliyor ise hasta ile hekim ortak karar vererek operasyon yöntemini seçebilir. Ancak hekim, sadece kapalı yani izsiz burun estetiği yapıyor ise bu durumda tercih yapmayı gerektirecek herhangi bir durum söz konusu değildir.

İzsiz burun estetiği de tercih edilse, açık yöntem ile de operasyon yapılsa, her şekilde hastanın burnunun doğal görünmesi esastır. Doğal görünüm burun estetiği ameliyatının en temel amacıdır. Ayrıca hastanın burnu operasyondan sonra, herhangi bir ameliyat olmamış kadar yumuşak da olmalıdır.Burunda ameliyattan sonra uyuşma duygusu kalmamalı, hasta ameliyattan sonra çok rahat sümkürebilmeli ve bu esnada herhangi bir acı ya da ağrı hissetmemelidir. Dışarıdan bakıldığında hastanın burnunda herhangi bir operasyon yapıldığı belli olmamalıdır. İzsiz burun estetiği ameliyatına ‘izsiz’ denilmesinin nedeni, hastanın burun delikleri arasında açılan kesinin bölgedeki doğal yağ dokusu içinde kalması nedeni ile dışarıdan bakıldığında kesinlikle belli olmamasıdır.

Sonrası İzsiz Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

İzsiz Burun Estetiği

Burun estetiği ameliyatı, burnu ile ilgili sorun yaşayan herkesin kalıcı bir çözüm için başvurduğu bir çözüm olarak, en çok tercih edilen estetik cerrahi girişimidir. Gerek ülkemizde gerek ise dünya üzerinde en sık yapılan estetik ameliyat olan burun estetiği ameliyatı, açık ve kapalı olmak üzere iki ayrı teknik ile yapılmaktadır. Bu tekniklerden açık olan daha sık tercih edilen ve pek çok hekim tarafından kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde, burun derisi tamamen açılarak çalışılır ve operasyon bittikten sonra hekim, burun derisini burun deliklerinin arasında yer alan bir dikiş ile birleştirerek kapatır. Bu teknik ile yapılan burun estetiği ameliyatından sonra hastanın burun deliklerinin arasında az da olsa bir kesi izi kalır.

Kapalı teknik ile yapılan burun estetiği ameliyatında ise hekim, yapması gereken tüm işlemleri hastanın burnunun içinde, yani burun derisini tamemen açmadan yapar. Tüm cerrahi girişimler ve dikiş izleri, hastanın burnunun içinde kalır. Bu farktan ötürü de kapalı burun estetiği ameliyatı ile yapılan operasyonları izsiz burun estetiği diye isimlendirmek mümkün olur. Çünkü operasyondan sonra hastanın burnunda dışarıdan bakıldığında görülebilecek herhangi bir iz olmaz.

İzsiz burun estetiği, dar bir alanda yapılan hassas bir çalışma şeklidir. Burnun, sahip olduğu karmaşık yapı ve insan yüzünün tam merkezinde kapladığı önemli yer de göz önüne alındığında, kapalı yöntem kullanılarak yapılan izsiz burun estetiği operasyonunu her hekimin yapması beklenemez. Hekimin izsiz burun estetiği konusunda tecrübe, bilgi ve beceri sahibi olması bşaarılı bir operasyon için ilk şarttır. Tüm bu nedenler göz önüne alındığı zaman, hastanın burun estetiği ameliyatına karar vermeden önce, hekimine, ameliyatı hangi yöntemle yapacağını sorması önemle tavsiye edilir.

Sonrası İzsiz Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

İzsiz Burun Estetiği

Kimi zaman doğumdan itibaren var olan kimi zaman ise sonradan ortaya çıkan burun sorunları kişilerin hayatında ciddi anlamda rahatsızlı kaynağı olabilmektedir. Aynaya baktıkları zaman burunlarında memnun olmadığı bir görünüm olması, kişi için hem estetik anlamda bir problemdir hem de kişinin, diğer insanlarla olan ilişkilerine, sosyalleşmesine engel olabilir. Bu durumda kişinin geçici değil kalıcı çözümlere ihtiyacı vardır. Bu da ancak burun üzerinde yapılacak cerrahi bir girişim ile mümkün olabilmektedir. Burun estetiği ameliyatı, kişinin hem estetik hem de sosyal ve psikolojik kaygılarını gideren en iyi yol olarak ele alınmalıdır.

Ancak böyle ciddi ve hassas bir konuda karar vermek de her zaman kolay olmayabilir. Kişi, hem ameliyattan önce hem de ameliyattan sonra ne yaşayacağını, nelerle karşılaşacağını ve neleri yapıp neleri yapamayacağını bilmek ister. Merak edilenlerin başında da ameliyattan sonra kişinin burnunda herhangi bir iz kalıp kalmayacağı olmaktadır ve izsiz burun estetiği her hastanın arzu ettiği bir sonuçtur.

Burun estetiği sonrasında hastanın burnunda kalan tek iz operasyon bitirilip, burun derisi kapatılırken yapılan dikişlerin izi olmaktadır. Bu iz de hastanın burun ucunun altında, burun deliklerinin arasında kalan bölgede ve çok küçük olmaktadır. Ancak bu bile hastanın rahatsız olmasına neden olur. Eğer hasta açık teknikle burun estetiği ameliyatı olmuş ise bu izin meydana gelmesi kaçınılmazdır. Bu nedenle, izsiz burun estetiği yaptırmayı düşünen bir hastanın burnu, kapalı yöntem ile ameliyat edilmelidir. Ancak, bu noktada hastanın tercih yapma şansı olmaz. Hastanın tercih ettiği hekim, hangi yöntem ile çalışıyor ise o yöntemi kullancaktır. Bu nedenle önemli olan şey, kapalı teknik ile ameliyat yapan bir hekim tercih etmektir. Böylelikle tüm kesi izleri hastanın burun içinde kalacak ve hasta izsiz burun estetiği yaptırabilecektir.

Sonrası İzsiz Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

İzsiz Burun Estetiği

Yüzün en merkezinde yer alan ve kişisel imaj algısında önemi çok büyük olan burun üzerinde, kişiyi  rahatsız eden herhangi bir sorun söz konusu olduğu zaman, artık hiçkimse bu sorunla yaşamak istemiyor. Hem fiziksel ve görsel hem de psikolojik olarak memnuniyetsizlik duygusu veren bu durum karşısında artık çok büyük bir yüzde cerrahi operasyonları tercih etmektedir. Zaten ülkemizde, tıpkı dünya genelinde olduğu gibi en fazla yapılan estetik cerrahi ameliyatının burun estetiği olması da bu durumun göstergesi olarak kabul edilebilir.

Burun estetiği ameliyatı olmak isteyen bir hasta, ameliyat ile ilgili pek çok endişe taşıyabilir. Bunlar arasında ameliyat öncesine ve ameliyat sonrasına dair bir çok madde sayılabilir. Hastanın taşıdığı endişelerden biri de operasyon sonrasında burnunda herhangi bir iz kalacak olmasıdır. Çünkü hastaların tamamı, operasyon izinin görülmediği ve dışarıdan bakıldığında burnun doğal olarak algılandığı bir burun hedefleyerek ameliyat kararı verir. Peki izsiz burun estetiği mümkün müdür?

Burun estetiği ameliyatı yapılacağı zaman hekim, var olan iki ayrı yöntemden birini seçerek ameliyat yapar. Bunlardan biri açık burun estetiği iken diğeri kapalı burun estetiği olmaktadır. Açık burun estetiği sırasında hastanın burun derisi tamamen açılır ve gerekli işlemler yapıldıktan sonra, kapatılır. Bu kapatma sonrasında hastanın burun delikleri arasında, açılan kesinin küçük bir izi kalır.  Ancak izsiz burun estetiği bu izin bile olmadığı, son derece profesyonel ve hassas bir yöntemdir. Hekim, ameliyat esnasında her türlü işlemi burnun içinde, burun derisini açmadan yapar. Tamamen hekimin bilgi, beceri ve tecrübesi ile birebir orantılı olan izsiz burun estetiği, hastalar için de son derece konforlu olmaktadır. Hasta, operasyon sonrası yüzünde herhangi bir iz taşımak zorunda kalmaz.

Sonrası İzsiz Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

İz Kalmadan Burun Estetiği

Burun estetiği ameliyatı gündeme geldiği zaman hekim iki operasyon tekniğinden birini seçer. Bu tekniklerden biri açık burun estetiği, bir diğeri ise kapalı burun estetiğidir. Açık burun estetiği çok daha sık kullanılan bir yöntemdir. Bu teknik ile yapılan ameliyatlarda hastanın burun derisi tamamı ile açılır ve hekim bu geniş alanın içinde burna yapılması gereken tüm cerrahi işlemleri yapar. Bu işlemlerin tamamı bitirildikten sonra,hekim burun derisini kapatır ve burun deliklerinin arasından bu deriyi dikerek operasyonu bitirir. Bu ameliyatın ardından iki burun deliğinin arasında bir kesi izi kalır. Küçük de olsa kişi, aynada dikkatli baktığında bu izi görebilir. Dışarıdan dikkatli bir şekilde ve yakından bakıldığında da bu küçük kesi izi görülebilir. İz kalmadan burun estetiği yaptırmak ise her hastanın arzu ettiği bir şeydir. Çünkü hastaların burun estetiği ameliyatından beklediği sonuçlar arasında pek çok değişken nokta olsa da hiç değişmeyen beklentilerden biri burnun, operasyon sonrasında da doğal görünüyor olmasıdır. İz kalmadan burun estetiği yapıldığı takdirde hastanın burnunda herhangi bir kesi olmaz. Dışarıdan bakanın göremeyeceği gibi hastanın bizzat kendisi herhangi bir iz göremez. Bunun nedeni, hekimin, burun estetiği için kapalı yöntemi tercih etmesi ve yapılan tüm cerrahi girişimlerin ve açılan kesileri kapatmak için atılan dikişlerin tamamının burun içinde kalıyor olmasıdır.

Hastanın ameliyat sonrasında, burun üzerinde herhangi bir işlem yapılmamış gibi doğal bir görünüm elde etmesini sağlaması ve hem fiziksel hem görsel hem de psikolojik olarak verdiği rahatlık açısından ele alındığında iz kalmadan burun estetiği sonucunu veren kapalı teknik, burun estetiği ameliyatları arasında en idealidir. Ancak bu noktada hastanın dikkat etmesi gereken nokta hekim seçimi olmaktadır. Zira hekimlerin pek çoğu açık teknikle burun estetiği yapmayı tercih etmektedir ve kapalı teknik ile burun estetiği ameliyatı yapabilmek için hekimin yeterli düzeyde bilgi, beceri ve tecrübe sahibi olması gerekmektedir.

Sonrası İz Kalmadan Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

No­Mor Burun Estetiği

Burun estetiği ameliyatları hakkında hastaların en fazla endişe ettikleri noktalardan biri operasyonun ardından hastanın yüzünde oluşan morluklar olmaktadır. Bu komplikasyonlar bundan beş ya da on yıl önce daha çok karşılaştığımız bir sorun iken, günümüzde geldiğimiz noktaya bakıldığı zaman çok daha düşük oranlarda karşılaşılan bir sorun olduğunu söylemek mümkündür. Hatta no-mor burun estetiği operasyonlarında böyle bir olasılık yoktur.

Her ne kadar burun estetiği ameliyatı sonrasında hekimin hastaya verdiği öneriler doğrultusunda uygulanan soğutucu maskeler kullanılarak, ameliyat sonrası oluşan morlukların giderilmesi amaçlanıyor olsa da bu uygulama,oluşan morlukların yoğunluğunu azaltma amaçlı olmaktadır. Ancak no-mor burun estetiği, ameliyat esnasında alınacak tedbirler ile morlukların oluşumunu en baştan engeller. Dolayısısı ile kimi zaman hastalar tarafından soğutucu uygulamalar ile karıştırılması ve karşılaştırılması aslında pek de doğru olmaz. Elbette bu uygulama sayesinde, morluklar minimum düzeye indirilebilir. Fakat bu, operasyon sonrası yapılacak olan bir müdahaledir. Oysa ki no-mor burun estetiği denildiğinde, hekimin burun estetiği ameliyatı sırasında kullandığı teknik ve yöntemler söz konusu olmaktadır.

Şurası bir gerçektir ki, burun estetiği, hastanın yüzündeki doğal akışa yapılan cerrahi bir müdahaledir. Bu nedenle de hastanın doğal sisteminin bu müdahale karşısında reaksiyon göstermesi son derece normaldir. İşte burun estetiği sonrasında ortaya çıkan morluklar, bu doğal tepkilerden biridir. Hastanın cilt yapısına bağlı olarak daha az ya da daha çok görülen bu morluklar, hekimin ameliyat sırasında kullanacağı teknikler sayesinde ortadan kaldırılabilir. Çünkü bu morlukların temel nedeni, burnun yanında bulunan damarlarda meydana gelen hasarlardır. Bu hasarları ve hasara bağlı kanamaları en aza indirip dolayısı ile de oluşacak morlukları önceden engelleyebilmek ise hekimin beceri ve tecrübesi ile ilgilidir. 

Sonrası No­Mor Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

Burun Eğriliği (Deviasyon) Nedir?

Deviasyon: Burnumuzun tam ortasında bulunan ve iki farklı şekle ayrılmasını sağlayan dokudur. Bununla birlikte deviasyon eğrili de tam olarak bu ikiye ayrıldığı noktalarda birkaç eğriliğin söz konusu olması anlamına gelir. Tıp dilinde deviasyon eğrili , burun eğriliği anlamını taşımaktadır.

Özellikle gençlerimiz de bulunan burun tıkanıklığının en büyük sebeplerinden bir tanesi de budur. Deviasyon bizim sağlıklı yaşamımız temiz havayı doğru bir şekilde almamızı sağlayan en büyük etkendir. Temiz hava da aldığımız oksijeni güvenli bir şekilde nemlendirerek doğru akciğerimize gönderir. Deviasyon problemi yaşayan kişilerde bir takım rahatsızlıklar görülebilir. Bunlardan bahsedecek olursak eğer; akciğer ve kalp rahatsızlığı, sabahları uyanıldığında yorgun hissedebilme, gün içerisinde ki dikkatinin dağılması, konsantrasyon problemi, yüksek tansiyon vb.. gibi rahatsızlıklardır.

Siz de eğer ki uzun zamandır burun tıkanıklığına sahipseniz bunun sebeplerini mutlaka araştırmalısınız. Bu rahatsızlık çocuğunuzda ise bir hekime giderek çocuğunuzun burun yapısı inceletmelisiniz.

Deviasyon sebepleri: Aileden kalma genetik olduğu durumlar ve bununla birlikte küçük yaşta oyun oynarken düşmeler ve çarpmalar sonucu meydana gelebilir. Annelerimizin doğum esnasında yaşadığı mikro travmalar  sonucunda da bu hasar meydana gelmektedir. Bu rahatsızlığı olan kişilerin burnunun bir tarafı eğri olduğundan ötürü diğer tarafında burun etinin şişmesine neden olur. Bir çok insan bu durumu fark etmese bile bazı durumlar da ister istemez kendisini belli eder. Bu durumlar: Kadınlarda hamileliğin sürecinde, kilo alındığı zaman, yaşın ilerlemesi, veya geçirilen bir üst solunum ekfeksiyonu sonucunda belli eder. Bu durum ister istemez yaşamınızda bazı şeyleri etkileyecektir. Mesela: Sabah kalktığınız vakit bağ ağrıları olacaktır bununla birlikte sinir bozuklukları ve sürekli uyku problemi haline gelebilir.

Deavisyon tedavisi sadece uzmanlar tarafından kontrol edilerek mümkündür. Herhangi bir korkulacak sebep yoktur ameliyatı oldukça basit ve acısızdır. Tıp bu kadar ilerlemeden önce bu tedaviler tamponlar ile yapılmaktaydı, haliyle yüz ve çevresinde bir takım şişlikler meydana gelmekteydi. Ama şimdi teknoloji sayesinde hiçbir şekilde tampon kullanılmamaktadır ve korkacağınız gibi yüzünüzde herhangi bir hasar olmayacaktır. Önceden bilindiği gibi bu ameliyatı olan kişiler en az 20 gün bilemediğiniz 1 ay rapor alırlardı eğer ki çalışıyorlarsa. Bunun sebebi ise yüzünde ki değişikliklerdi. Şimdi ki zaman da ise yüz de herhangi etkisiz bir durum oluşmadığı için ameliyat olan kişiler bir iki gün içerisinde hemen kendisine gelebilmektedir ve hayatına kaldığı yerden devam edebilmektedir.

Bu rahatsızlığa sahip olup tedaviye giden arkadaşlarımız da eğer ki deavisyon ile birlikte burun eti şişmesi de var ise bunun da çözümü basittir. Radyofrekans tedavisi ile birlikte kemik etini küçülttürebilir ve bu rahatsızlıktan da kurtulabilirsiniz. Ayrıca olacağınız ameliyat sonrası müşade altında tutulmanıza gerek yoktur hemen aynı gün taburcu olabilirsiniz. Bu problemi atlatan ve ameliyattan başarılı bir şekilde ayrılan hastalarımızın hayatında çok farklı değişiklikler olacaktır bundan emin olabilirsiniz. Nefes alış verişiniz ve hayata bakış açınız bile değişecektir. Geçmiş olsun.

Sonrası Burun Eğriliği (Deviasyon) Nedir? Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

Kapalı Rinoplasti Nedir? * İzsiz Burun Estetiği

Burun deliklerinin içinden yapılan ameliyata kapalı teknik rinoplasti (izsiz burun estetiği) denir.

İzsiz Burun Estetiğinin (Kapalı Rinoplasti) tipleri nedir?

Kapalı burun estetiğinin 2 ana grubu vardır. 1. Grupta burun estetiği ameliyatında burun ucu kıkırdakları görülmeden, burun kanat kıkırdağının üst kısmından 3-5 mm’lik bir parçası çıkartılır. Burun kemeri alınır ve kemikler daraltılır. 1-2 saat de biter. Kıkırdak greftler çok fazla kullanılmaz. Bu tekniğin sonuçları daha az kontrollüdür. 2. Grupta, burun ucu kıkırdakları delikler içinden doğurtulur. Açık teknikler kullanılır ve burun kemeri alındıktan sonra burun ışıkları rekonstrükte edilir.

İzsiz Burun Estetiği körleme mi yapılır?

Burun ucu kıkırdakları görülmeden yapılan ameliyatın, kontrol edilmesi çok zordur. Doğurtma tekniğinde, tüm bölgeler gözle görülerek yapılır. Açık teknikte tüm kıkırdaklar daha geniş açı ile görülürken, kapalı teknikte burun derisi ve kıkırdaklar ile bir bütün olarak önümüzde durmaktadır. “Biraz daha kaldırayım”, “Biraz daha kemer alayım”, “hayır hayır kalkık oldu biraz daha indireyim”, gibi geri dönüşler konusunda kapalı rinoplastide daha başarılıdır.

Açık teknik mi mi iyi kapalı teknik mi iyi? Hangisini tercih etmeliyim?

Cerrahınız sadece kapalı yada sadece açık yapıyorsa zaten böyle bir tercihiniz olamaz. Genelde, plastik cerrahların daha hakim olduğu bir teknik vardır ve iyi bir sonuç için doğrusu cerrahın hakim olduğu tekniği kullanmasıdır. “Sana kapalı olmaz” gibi yorumlar genelde cerrahın kapalı yapmak istemediğini anlatır.

kapalı (closed) rinoplasti burun estetiği

Rinoplasti de açık kapalı tercihi konunda tamamen şahsi fikirlerim nedir?

Bu fikirler bana aittir, her cerrahın kendine ait görüşleri vardır. Cerrahların bazı konularda fikirlerinin farklı olması normaldir. Ben hem açık hem de kapalı tekniğe inanan ve gerektiğinde kullanan bir cerrahım.

  1. Rinoplasti olan bir hastada da mümkün olduğu kadar

a. Doğal burun ışık ve gölgeleri, olmalıdır

b. Normal bir burun gibi, yumuşak olmalıdır. Öpüşürken partnerin canını yakmamalıdır.

c. Uyuşukluk olmamalıdır.

d. Ameliyattan sonra rahatlıkla burnunu sıkabilmeli, sümkürebilmeli, parmağı ile burnunu temizleyebilmeli ve bu sırada ağrı duymamalıdır

e. Arkadaşlarının, ameliyat olduğunu anlayabileceği herhangi bir İz kalmamalıdır

  1. Primer rinoplastide, kapalı teknik ile, yeterli tecrübesi olan cerrah, başarılı bir açık teknik sonucunu rahatlıkla elde eder. Her hastaya açık teknik tercih edilmemelidir.

  2. İyi bir kapalı rinoplasti ile iyi bir açık teknik rinoplastinin sonucunun aynısına daha az burun ucu ödemi ile ulaşılır.

  3. Kapalı teknik rinoplasti genelde daha az kıkırdak greftleme ihtiyaç duyduğu için, L septoplastiye gerek yoktur. Textbook lar 10 hastadan birisi tekrar ameliyat olur der. Bu işi çok yapan cerrahların, burun revüzyon ihtimalleri %5 in altındadır ancak yine de böyle bir ihtimal vardır ve bu ihtimali her zaman göz ününde tutulmalıdır. Primer rinoplasti de, septum kıkırdağı alındıysa sekonder rinoplasti de kaburga ve kulaktan kıkırdak almak gerekir.

  4. Tecrübelerime göre burun ucu kıkırdaklarını görmeden ameliyat yapılmamalıdır. Bu nedenle ben, kapalı teknik kıkırdak doğurtma tekniğini kullanıyorum.

  5. Sekonder rinoplastide problemler çok çeşitlidir. Burun ucu çok güzel olmuş ancak burun sırtında problemler varsa, Burun ucuna hiç dokunmadan kapalı teknik ile problem çözülür. Açık teknik tercih edilirse, güzel burun ucu da riske edilmiş olur.

  6. Burun ucunda problem varsa, ancak aşırı değilse doğurtma tekniği ile kullanılabilir.

  7. Burun ucu aşırı deforme ise açık teknik tercih edilmelidir. Kaburga yada kulak kıkırdağı ile burun ucu baştan şekillendirilecekse açık teknik daha iyi bir tercihtir.

  8. Her primer rinoplastide açık teknik ve yapısal rinoplasti tercih etmek, her düşman için top mermisi kullanmak gibidir. İş yine hallolur ama daha çok tahribat yapılır. Daha çok ödem ve uzun iyileşme süreci olur. Elde edilen buru daha sert olur.

  9. Burun küçültme işlemlerinde, kıkırdak ve kemik çıkartıyoruz. Küçültülen iskelete deri ve iç kırmızı deri bol gelmektedir. Deriyi çıkartamıyoruz yni burna adapte olmasını bekliyoruz. Ancak. İçerdeki kırmızı deriler bazen büzüşmez kalınlaşırlar ve nefes problemleri yaratırlar. Kapalı rinoplasti kırmızı deri fazlalıkları olan yerlerden yapıldığı için ameliyat bittiğinde dikişe geçmeden önce fazlalıklar çıkartılır. Böylece deri fazlalılarına bağlı nefes problemleri oluşmaz.

  10. 2012’de ASJ dergisinde burun tendonu adını verdiğim Pitanguy ligamenti ile ilgili bir makale yazdık. Pitanguy ligamenti denilen bu yapı kauçuk kıvamında yarı elastik ama çok güçlü bir yapıdır. Burun kasları ile dudak kasları arasında bir bağlantıdır. Bu yapı ile burun ucu hem ayakta durur hem de yumuşak olur. Yapısal rinoplastide bu sistem bozulur, yeri kıkırdak greftler yerleştirilir. O zaman burun yine ayakta olur ancak daha sert olur. Pitaguy 1960 da bu dokuyu tarif etmiş ve çıkartın yada kesin demiştir. İlk defa dikin, yada koruyun gerekirse kısaltın ve dinamik projeksiyon (burun ucu yüksekliği) kazanın diyen biz olduk. Böylece urun ucu düşmesi denile projeksiyon kaybı ihtimali çok azalır. Burun ucuna daha az kıkırdak koyulur. Kapalı teknik rinoplasti de burun tendonu kesilmeden ameliyat yapılabilir. Açık teknikte kesilmesi zorunludur ancak onarılabilir.

  11. Plastik ve Rekonstrüktif cerrahi temelleri olan greft, flep, titiz cerrahi, doku beslenmesi ve yara iyileşmesi kurallarını bilmek, Rinoplasti gibi kıkırdak, deri, mukoza, kıkırdak ve kemik den oluşan bir organın, kıkırdak flep ve greft teknikleri içeren rinoplasti ameliyatında ciddi avantajlar sağlamaktadır.

Sonrası Kapalı Rinoplasti Nedir? * İzsiz Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

Burun Estetiği ve Erkekler

Görsel kaygı ve endişeler daha çok kadınların yaşadığı bir sorunmuş gibi düşünülse de aslında durum pek de öyle değildir. Yaşadığımız modern dünyada artık erkekler de kadınalr kadar dış görünüşlerine önem vermekte özellikle de yüzlerinde yaşadıkları problemlere çözüm bulmaya çalışmaktadırlar.

Burun estetiği söz konusu olduğunda da erkek hastalarda bundan 10 sene öncesine oranla çok daha fazla artan bir talep olduğunu söylemek mümkündür. Bu artış ülkemizde de tüm dünya ortalaması ile orantılı bir şekilde devam etmektedir.

Elbette kadın bir hastanın burun estetiği operasyonu süreci ile bir erkek hastanın operasyon süreci aynı şekilde ilerlemez. Erkek hastaların burun estetiği ile ilgili beklentileri çok daha lokal ve spesifik olmaktadır. Görsel bir bütünlükten çok, sadece sorunun çözümüne odaklanan erkek hastalar, işlevselliği de görselliğin önünde tutmaktadır.

Bir erkek burun estetiği olmaya karar verdiğinde hekime verdiği ilk bilgi ve hekimden istediği ilk şey burnunun maskülen yani erkeksi hatlarının korunması olmaktadır. Ucu kaldırılmış ve/veya inceltilmiş bir burun, erkek hasta için istenen bir durum değildir. Hekim de bu cinsiyet farklılığını ve hastanın talebini dikkate alarak çalışacaktır.

Orta yaş ve üzerinde olan erkek hastalar için burun estetiği ameliyatına karar vermek her zaman kolay olmayabilir. Bunun nedeni, bu yaş grubunun alıştığı ve benimsediği, kendisi ile özdeşleşmiş bir ifadeye sahip olmalarıdır. Çünkü hastanın artık kendi beden algısı yerleşmiştir ve bunun dışında bir algı oluşturmak hastaya zor gelebilir.

Burun estetiği sonrasında iyileşme süreci de erkek hastalarda kadınlara göre daha farklı ilerlemektedir. Çünkü erkeklerin deri yapısı kadın hastalardan farklıdır. Daha kalın ve de daha yağlı olan erkek cildi, operasyon sonrası oluşacak olan şişliklerin ve/veya morlukların iyileşme sürecinin de daha uzun olmasına neden olabilir.

Sonrası Burun Estetiği ve Erkekler Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

Burun Estetiği Operasyonu İçin İpuçları

Burun estetiği ameliyatı olmaya karar vermiş olan hastanın bilmesi gereken noktalar vardır. Bunlar hakkında gerekli olan tüm bilgileri elbette hekim, hastasına verecektir. Hastanın, operasyon öncesi bilmesi gerekenler kısaca aşağıdaki gibidir:

  • Hasta, ilk olarak burnu ile ilgili hissettiği duygulardan emin olmalıdır. Tam olarak burnunun şeklinin değişmesini ve burun estetiği olmayı neden istemektedir?
  • Çene, burun estetiği söz konusu olduğunda ciddi anlamda önem taşıyan bir nokta olmaktadır. Burnun çene ile uyumu, genel yüz uyumu ve orantısı için önemlidir. Öyle ki kimi durumlarda hekimler, hastanın burun ve çene yapısını inceledikten sonra hastanın hem çene hem de burun estetiği olması gerektiğini söylemektedir.
  • Hastanın 40 yaşın üzerinde olması ameliyat sonrası iyileşme döneminin daha uzun ve zor olması için bir neden olabilmektedir.
  • Hasta eğer kronik bir hastalık için düzenli bir ilaç kullanıyor ise bu konuda mutlaka hekime bilgi vermeli ve burun estetiği öncesinde bu ilaçların alımına ara vermelidir.
  • Genel anestezi altında yapılan burun estetiği operasyonu öncesinde hastanın anestezi almak ile ilgili herhangi bir sağlık sorunu olup olmadığını anlamak için gerekli tetkikler yapılacaktır. Ancak yine de hasta, daha önce bununla ilgili bir sorun yaşamış ise mutlaka hekime bilgi vermelidir.
  • Zaman zaman burun estetiği sonrasında hastalara revizyon ameliyatı yapmak da gerekebilmektedir. Toplam burun estetiği operasyonlarının yüzde 10’una revziyon ameliyatı yapılmaktadır.
  • Hastanın burnu ile ilgili ulaşılabilir ve gerçekçi hedefleri ve beklentileri olması çok önemlidir. Eğer burun estetiği ile ilgili olarak hekim, gerçekçi hedeflere sahip değil ise bu durumda operasyondan elde edilen sonuçlardan da mutlu olmayacaktır. Bu noktada hekime düşen görev, burun estetiği öncesinde hastanın beklentilerini tam olarak anlamak ve bu beklentileri makul bir düzeye çekmektir.

Sonrası Burun Estetiği Operasyonu İçin İpuçları Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.