No-Mor (Morluk Olmadan) Burun Estetiği

İnsan yüzünde sayısı oldukça fazla olan damarlar bulunmaktadır. Bu damarlar arasında atardamarlardan biri de vardır ve bu önemli damar tam olarak burun kemiğinin yanında konumlanmıştır. Bu damar yoğunluğu, burun estetiği sonrasında yüzde meydana gelen morlukların en önemli nedenidir. Çünkü burun üzerinde yapılan cerrahi girişim esnasında burnun etrafında bulunan damarlara da temas edilmekte ve bu damarlara istenmeden de olsa zarar verilebilmektedir. Damar, aldığı zarar nedeni ile herhangi bir yerinde delik ya da yırtık oluşması sebebi ile taşıdığı kanı sızdırabilmektedir. Sızan kan, derinin üst tabakalarına doğru yayıldıkça da dışarıdan bakıldığında morluk olarak görünen durumlar ortaya çıkabilmektedir.

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, bir burun estetiği ameliyatında damarların zarar görmemesi ya da kanama olmaması çok da mümkün olamaz. Ancak damarın ameliyata bağlı olarak gördüğü hasarı, buna bağlı olarak kanama miktarını azaltmak ve ortaya çıkan kanamanın morluk haline gelmesini engellemek mümkün olabilir. Bu da hekimin bilgi, beceri ve tecrübesi ile ilgili bir durumdur. Çünkü hekim, damarda meydana gelen hasar nedeni ile kanama oluştuğunda, kullandığı küçük drenler sayesinde bu kanamaların cilt dokusu içinde toplanması engellenebilir. Bu drenler ile dışarıya akıtılan kan, hastanın yüzünde morluk oluşmasını da engeller. Ancak bu uygulama hekimin becerisi ve deneyimi ile doğru orantılı olarak gerçekleşeceği için morluk olmadan burun estetiği ameliyatı yaptırmak isteyen bir hastanın estetik cerrahi hekimini doğru seçmesi çok büyük önem taşır. Hekim, ameliyat sırasında, kemik zarını koruyarak, bu zara zarar vermeden çalıştığı takdirde damarda oluşan hasar ve buna bağlı kanama da azalacaktır. Morluk olmadan burun estetiği ameliyatı ancak iyi bir hekimin girişimi ile mümkün olacaktır.

Sonrası No-Mor (Morluk Olmadan) Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.