Morluk Olmadan Burun Estetiği

Burun estetiği ameliyat yaptırmayı düşünen hastaların bu kararları hakkında endişe duymasına neden olan bir kaç nokta vardır. Bu noktalar ile ilgili soruları olan hasta, ameliyat sürecini kaliteli tamamlayabilmek için sorularına cevap bulmalıdır. Bu sorular genel olarak burun estetiği ameliyatının ağrılı/acılı olup olmadığı, ameliyattan sonra normal hayata ne kadar süre içinde dönüleceği ve elbette morluk olmadan burun estetiği ameliyatının mümkün olup olmadığıdır.

Hasta, operasyon öncesi hekimine, aklındaki tüm soruları sorabilmeli, tüm cevapları alabilmeli ve tam bir güven içinde operasyona girmelidir. Bu noktada tüm görev estetik cerrahi hekimine aittir ve hastası ile kurduğu sağlıklı diyalog ve iletişim ile hastasını rahatlatır.

Hastaları, operasyondan sonra meydana çıkacağını düşündükleri morluklar -haklı olarak- tedirgin etmektedir. Çünkü yüzündeki morluklar tamamen iyileşmeden hasta, gündelik hayatına dönememekte, eski yaşam kalitesini elde edememektedir.

Bütün bu endişelerden hastanın sıyrılması ise kolaydır. Çünkü ilerlemiş tıp teknolojisi ve estetik cerrahi biliminin 21. yüzyıl şartlarını fazlası ile yakalamış olan çözümleri ile morluk olmadan burun estetiği adeta standart bir uygulama ve pratik halini almıştır. Daha önceki dönemlere bakıldığı zaman, burun estetiği ameliyatını takip eden süre içinde uzun bir zaman diliminde iyileşmeyen, haftalar hatta bazen aylar süren operasyon kaynaklı morluklar görülebilmektedir. Bu morlukların nedeni temel olarak insan yüzündeki damar yapısı olsa da hekimin beceri ve deneyiminin yanında, dönemin teknolojik imkanları da kabul edilebilir. Gerek ülkemiz gerek ise dünya standartları ölçeğinde baktığımızda, bilimsel ve teknolojik yapıldığı takdirde, morluk olmadan burun estetiği artık genel olarak gördüğümüz ve normal kabul ettiğimiz bir sonuçtur. Dolayısı ile bundan 10 ya da 15 sene önce yapılan burun estetiği ameliyatlarını ve bu ameliyatlardan sonra hastanın yüzünde meydana gelen morlukları baz alarak, bugünün şartları ile karşılaştırmak anlamlı olmaz.

Sonrası Morluk Olmadan Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

Morluk Olmadan Burun Estetiği

Bundan uzun seneler önce yapılan burun estetiği ameliyatlarında, hastaların en çok şikayet ettiği noktaların başında, elbette ameliyat sonrası ortaya çıkan morluklar gelmektedir. Hasta, estetik burun ameliyatı geçirdikten sonra, uzun bir süre yüzünde, özellikle de göz çevresinde oluşan morluklarla yaşamak zorunda kalmakta ve bu da hastanın yaşam kalitesinde ciddi bir düşüşe neden olmaktaydı. Morluk olmadan burun estetiği operasyonu geçirmek ise hastalar için adeta bir hayal sayılabilirdi.

Günümüz modern tıbbının gelişme süreci, teknolojik donanımların yeterliliği ve tıp dünyasındaki ilerlemeler ile estetik cerrahi biliminin geldiği nokta göz önüne alındığında, morluk olmadan burun estetiği ameliyatı yaptırmak artık bir hayal değil, gerçeğin ta kendisidir. Estetik cerrahi hekiminin bilgi, beceri ve deneyimi doğrultusunda, yaşadığımız çağda, burun estetiği ameliyatı olmak isteyen bir hastanın hiçbir morluk olmadan burun estetiği operasyonu yaptırması, operasyon sonrası iyileşme sürecini son derece sağlıklı ve kaliteli bir şekilde atlatması mümkündür.

İnsan yüzünde bulunan fazla sayıda damar vardır ve bunlar arasında en önemlilerinden kabul ettiğimiz atardamarlardan biri de burun kemiğinin yanından geçer. Burun üzerinde çalışılması durumunda bu damar da darbe görebilir. Bu darbe nedeni ile de damardan kan sızıntısı olur. Bu sızıntı ise dışarıdan morluk olarak görülür. Ancak son teknoloji estetik cerrahi operasyonlarında, özellikle de kapalı yani izsiz burun estetiği yönteminde, bu darbeye ve darbeye bağlı olarak oluşan kan sızıntısına nadiren rastlanır.

Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın, morluk olmadan burun estetiği ameliyatı yaptırmak isteyen bir hasta, bu operasyondaki en önemli noktanın hekim olduğunu bilmelidir. Hekimin bilgi, beceri ve deneyimi hem operasyonun kalitesini hem de operasyon sonrası iyileşme sürecini belirleyen en önemli kriterdir.

Sonrası Morluk Olmadan Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

Kapalı Rinoplasti “İzsiz Burun Estetiği Ameliyatı”

Hastanın burnunda herhangi bir operasyon izinin kalmadığı, dışarıdan bakıldığında burun üzerinde herhangi bir ameliyat gerçekleştiğinin anlaşılmadığı ve tüm ameliyat kesilerinin hastanın burnunun içinde kaldığı bir burun estetiği ameliyatı tekniği izsiz burun estetiği ya da diğer adıyla kapalı burun estetiği olarak isimlendirilir.

Burun üzerine yapılan müdahaleler ister açık ister kapalı yani izsiz burun estetiği şeklinde olsun, her ameliyat öncesinde hastanın dikkate alması gereken bazı noktalar vardır. Bunlar arasında sayabileceklerimizden bazıları şunlardır:

  • Tıpkı açık yöntemde olduğu gibi izsiz burun estetiğinde de hasta ameliyattan bir hafta önce kan sulandırma etkisi olan ilaçları almayı kesmelidir.
  • Her iki ameliyat yönteminde de hastanın alkol ve sigara tüketimini durdurması gerekir.
  • Gerek izsiz burun estetiğinde gerek ise açık burun estetiğinde, hasta, ameliyata bağlı ruhsal değişimler yaşayabilir. Operasyon öncesinde hasta bu nokta ile ilgili bilgilendirilmelidir.
  • Hekimin onay vermesi ile birlikte hasta operasyon sonrasında yüzüne soğuk uygulama yapabilir.
  • Her iki estetik operasyon yönteminde de hasta sadece hekim tarafından reçete edilen ilaçları kullanmalıdır. Hastanın bu ilaçlar dışında alması gereken ilaçlar var ise bu durumda kesinlikle hekime bilgi verilmesi gerekir.
  • İzsiz burun estetiğinden sonra, özellikle ilk ay boyunca kuvvetli ışık kaynaklarından uzak durulmalıdır. Bu sayede hastanın operasyon sonrası iyileşme dönemi daha kolay geçecektir.
  • Hekim, hastasının izsiz burun estetiği ameliyatından sonraki kontrol amaçlı muayeneleri için randevu günlerini belirleyecektir. Hastanın bu kontrol muayenelerine aksatmadan gelmesi, operasyon sonrası sağlıklı bir iyileşme dönemi için son derece önemlidir.
  • İzsiz burun estetiği operasyonundan ortalama olarak beş ya da altı saat içinde hasta yumuşak ve ılık besinlerle beslenmeye başlayabilir. Tüketilecek olan gıdanın sert ya da sıcak olması operasyon sonrası erken dönemde zararlı olabileceğinden bu gıdaların yumuşak ve ılık olması çok önemlidir.

Sonrası Kapalı Rinoplasti “İzsiz Burun Estetiği Ameliyatı” Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

İzsiz Burun Estetiği

Estetik burun ameliyatı yapılacağı zaman iki ayrı ameliyat tekniği söz konusu olmaktadır. Bunlardan biri açık burun estetiği iken diğeri de kapalı burun estetiği ameliyatı olmaktadır. Kapalı burun estetiği ameliyatı tercih edildiğinde hekim, hastanın burun deliklerinin içinde çalışır ve bu nedenle burun derisinin açılmasına gerek kalmaz. Deride hiçbir açma işlemi yapılmadığı için bu operasyon tekniği izsiz burun estetiği olarak da isimlendirilebilir.

Eğer hastanın burun estetiği ameliyatı kapalı yöntem ile yapılacak ise hekim burun ucunda bulunan kıkırdak bölgesine müdahale edilmeden, sadece burun kemerini alıp burnu daraltmak şeklinde yapılabilir. Bunun yanında hekim, kapalı yani izsiz burun estetiği yaparken burun ucu kıkırdaklarını çıkararak bu noktadan sonrasına açık yöntem ile devam edebilir.

Hekim, genel teknik olarak hem açık hem de kapalı yani izsiz burun estetiği yapabiliyor ise hasta ile hekim ortak karar vererek operasyon yöntemini seçebilir. Ancak hekim, sadece kapalı yani izsiz burun estetiği yapıyor ise bu durumda tercih yapmayı gerektirecek herhangi bir durum söz konusu değildir.

İzsiz burun estetiği de tercih edilse, açık yöntem ile de operasyon yapılsa, her şekilde hastanın burnunun doğal görünmesi esastır. Doğal görünüm burun estetiği ameliyatının en temel amacıdır. Ayrıca hastanın burnu operasyondan sonra, herhangi bir ameliyat olmamış kadar yumuşak da olmalıdır.Burunda ameliyattan sonra uyuşma duygusu kalmamalı, hasta ameliyattan sonra çok rahat sümkürebilmeli ve bu esnada herhangi bir acı ya da ağrı hissetmemelidir. Dışarıdan bakıldığında hastanın burnunda herhangi bir operasyon yapıldığı belli olmamalıdır. İzsiz burun estetiği ameliyatına ‘izsiz’ denilmesinin nedeni, hastanın burun delikleri arasında açılan kesinin bölgedeki doğal yağ dokusu içinde kalması nedeni ile dışarıdan bakıldığında kesinlikle belli olmamasıdır.

Sonrası İzsiz Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

İzsiz Burun Estetiği

Kimi zaman doğumdan itibaren var olan kimi zaman ise sonradan ortaya çıkan burun sorunları kişilerin hayatında ciddi anlamda rahatsızlı kaynağı olabilmektedir. Aynaya baktıkları zaman burunlarında memnun olmadığı bir görünüm olması, kişi için hem estetik anlamda bir problemdir hem de kişinin, diğer insanlarla olan ilişkilerine, sosyalleşmesine engel olabilir. Bu durumda kişinin geçici değil kalıcı çözümlere ihtiyacı vardır. Bu da ancak burun üzerinde yapılacak cerrahi bir girişim ile mümkün olabilmektedir. Burun estetiği ameliyatı, kişinin hem estetik hem de sosyal ve psikolojik kaygılarını gideren en iyi yol olarak ele alınmalıdır.

Ancak böyle ciddi ve hassas bir konuda karar vermek de her zaman kolay olmayabilir. Kişi, hem ameliyattan önce hem de ameliyattan sonra ne yaşayacağını, nelerle karşılaşacağını ve neleri yapıp neleri yapamayacağını bilmek ister. Merak edilenlerin başında da ameliyattan sonra kişinin burnunda herhangi bir iz kalıp kalmayacağı olmaktadır ve izsiz burun estetiği her hastanın arzu ettiği bir sonuçtur.

Burun estetiği sonrasında hastanın burnunda kalan tek iz operasyon bitirilip, burun derisi kapatılırken yapılan dikişlerin izi olmaktadır. Bu iz de hastanın burun ucunun altında, burun deliklerinin arasında kalan bölgede ve çok küçük olmaktadır. Ancak bu bile hastanın rahatsız olmasına neden olur. Eğer hasta açık teknikle burun estetiği ameliyatı olmuş ise bu izin meydana gelmesi kaçınılmazdır. Bu nedenle, izsiz burun estetiği yaptırmayı düşünen bir hastanın burnu, kapalı yöntem ile ameliyat edilmelidir. Ancak, bu noktada hastanın tercih yapma şansı olmaz. Hastanın tercih ettiği hekim, hangi yöntem ile çalışıyor ise o yöntemi kullancaktır. Bu nedenle önemli olan şey, kapalı teknik ile ameliyat yapan bir hekim tercih etmektir. Böylelikle tüm kesi izleri hastanın burun içinde kalacak ve hasta izsiz burun estetiği yaptırabilecektir.

Sonrası İzsiz Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

İzsiz Burun Estetiği

Yüzün en merkezinde yer alan ve kişisel imaj algısında önemi çok büyük olan burun üzerinde, kişiyi  rahatsız eden herhangi bir sorun söz konusu olduğu zaman, artık hiçkimse bu sorunla yaşamak istemiyor. Hem fiziksel ve görsel hem de psikolojik olarak memnuniyetsizlik duygusu veren bu durum karşısında artık çok büyük bir yüzde cerrahi operasyonları tercih etmektedir. Zaten ülkemizde, tıpkı dünya genelinde olduğu gibi en fazla yapılan estetik cerrahi ameliyatının burun estetiği olması da bu durumun göstergesi olarak kabul edilebilir.

Burun estetiği ameliyatı olmak isteyen bir hasta, ameliyat ile ilgili pek çok endişe taşıyabilir. Bunlar arasında ameliyat öncesine ve ameliyat sonrasına dair bir çok madde sayılabilir. Hastanın taşıdığı endişelerden biri de operasyon sonrasında burnunda herhangi bir iz kalacak olmasıdır. Çünkü hastaların tamamı, operasyon izinin görülmediği ve dışarıdan bakıldığında burnun doğal olarak algılandığı bir burun hedefleyerek ameliyat kararı verir. Peki izsiz burun estetiği mümkün müdür?

Burun estetiği ameliyatı yapılacağı zaman hekim, var olan iki ayrı yöntemden birini seçerek ameliyat yapar. Bunlardan biri açık burun estetiği iken diğeri kapalı burun estetiği olmaktadır. Açık burun estetiği sırasında hastanın burun derisi tamamen açılır ve gerekli işlemler yapıldıktan sonra, kapatılır. Bu kapatma sonrasında hastanın burun delikleri arasında, açılan kesinin küçük bir izi kalır.  Ancak izsiz burun estetiği bu izin bile olmadığı, son derece profesyonel ve hassas bir yöntemdir. Hekim, ameliyat esnasında her türlü işlemi burnun içinde, burun derisini açmadan yapar. Tamamen hekimin bilgi, beceri ve tecrübesi ile birebir orantılı olan izsiz burun estetiği, hastalar için de son derece konforlu olmaktadır. Hasta, operasyon sonrası yüzünde herhangi bir iz taşımak zorunda kalmaz.

Sonrası İzsiz Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

İz Kalmadan Burun Estetiği

Burun estetiği ameliyatı gündeme geldiği zaman hekim iki operasyon tekniğinden birini seçer. Bu tekniklerden biri açık burun estetiği, bir diğeri ise kapalı burun estetiğidir. Açık burun estetiği çok daha sık kullanılan bir yöntemdir. Bu teknik ile yapılan ameliyatlarda hastanın burun derisi tamamı ile açılır ve hekim bu geniş alanın içinde burna yapılması gereken tüm cerrahi işlemleri yapar. Bu işlemlerin tamamı bitirildikten sonra,hekim burun derisini kapatır ve burun deliklerinin arasından bu deriyi dikerek operasyonu bitirir. Bu ameliyatın ardından iki burun deliğinin arasında bir kesi izi kalır. Küçük de olsa kişi, aynada dikkatli baktığında bu izi görebilir. Dışarıdan dikkatli bir şekilde ve yakından bakıldığında da bu küçük kesi izi görülebilir. İz kalmadan burun estetiği yaptırmak ise her hastanın arzu ettiği bir şeydir. Çünkü hastaların burun estetiği ameliyatından beklediği sonuçlar arasında pek çok değişken nokta olsa da hiç değişmeyen beklentilerden biri burnun, operasyon sonrasında da doğal görünüyor olmasıdır. İz kalmadan burun estetiği yapıldığı takdirde hastanın burnunda herhangi bir kesi olmaz. Dışarıdan bakanın göremeyeceği gibi hastanın bizzat kendisi herhangi bir iz göremez. Bunun nedeni, hekimin, burun estetiği için kapalı yöntemi tercih etmesi ve yapılan tüm cerrahi girişimlerin ve açılan kesileri kapatmak için atılan dikişlerin tamamının burun içinde kalıyor olmasıdır.

Hastanın ameliyat sonrasında, burun üzerinde herhangi bir işlem yapılmamış gibi doğal bir görünüm elde etmesini sağlaması ve hem fiziksel hem görsel hem de psikolojik olarak verdiği rahatlık açısından ele alındığında iz kalmadan burun estetiği sonucunu veren kapalı teknik, burun estetiği ameliyatları arasında en idealidir. Ancak bu noktada hastanın dikkat etmesi gereken nokta hekim seçimi olmaktadır. Zira hekimlerin pek çoğu açık teknikle burun estetiği yapmayı tercih etmektedir ve kapalı teknik ile burun estetiği ameliyatı yapabilmek için hekimin yeterli düzeyde bilgi, beceri ve tecrübe sahibi olması gerekmektedir.

Sonrası İz Kalmadan Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

Kapalı Rinoplasti Nedir? * İzsiz Burun Estetiği

Burun deliklerinin içinden yapılan ameliyata kapalı teknik rinoplasti (izsiz burun estetiği) denir.

İzsiz Burun Estetiğinin (Kapalı Rinoplasti) tipleri nedir?

Kapalı burun estetiğinin 2 ana grubu vardır. 1. Grupta burun estetiği ameliyatında burun ucu kıkırdakları görülmeden, burun kanat kıkırdağının üst kısmından 3-5 mm’lik bir parçası çıkartılır. Burun kemeri alınır ve kemikler daraltılır. 1-2 saat de biter. Kıkırdak greftler çok fazla kullanılmaz. Bu tekniğin sonuçları daha az kontrollüdür. 2. Grupta, burun ucu kıkırdakları delikler içinden doğurtulur. Açık teknikler kullanılır ve burun kemeri alındıktan sonra burun ışıkları rekonstrükte edilir.

İzsiz Burun Estetiği körleme mi yapılır?

Burun ucu kıkırdakları görülmeden yapılan ameliyatın, kontrol edilmesi çok zordur. Doğurtma tekniğinde, tüm bölgeler gözle görülerek yapılır. Açık teknikte tüm kıkırdaklar daha geniş açı ile görülürken, kapalı teknikte burun derisi ve kıkırdaklar ile bir bütün olarak önümüzde durmaktadır. “Biraz daha kaldırayım”, “Biraz daha kemer alayım”, “hayır hayır kalkık oldu biraz daha indireyim”, gibi geri dönüşler konusunda kapalı rinoplastide daha başarılıdır.

Açık teknik mi mi iyi kapalı teknik mi iyi? Hangisini tercih etmeliyim?

Cerrahınız sadece kapalı yada sadece açık yapıyorsa zaten böyle bir tercihiniz olamaz. Genelde, plastik cerrahların daha hakim olduğu bir teknik vardır ve iyi bir sonuç için doğrusu cerrahın hakim olduğu tekniği kullanmasıdır. “Sana kapalı olmaz” gibi yorumlar genelde cerrahın kapalı yapmak istemediğini anlatır.

kapalı (closed) rinoplasti burun estetiği

Rinoplasti de açık kapalı tercihi konunda tamamen şahsi fikirlerim nedir?

Bu fikirler bana aittir, her cerrahın kendine ait görüşleri vardır. Cerrahların bazı konularda fikirlerinin farklı olması normaldir. Ben hem açık hem de kapalı tekniğe inanan ve gerektiğinde kullanan bir cerrahım.

  1. Rinoplasti olan bir hastada da mümkün olduğu kadar

a. Doğal burun ışık ve gölgeleri, olmalıdır

b. Normal bir burun gibi, yumuşak olmalıdır. Öpüşürken partnerin canını yakmamalıdır.

c. Uyuşukluk olmamalıdır.

d. Ameliyattan sonra rahatlıkla burnunu sıkabilmeli, sümkürebilmeli, parmağı ile burnunu temizleyebilmeli ve bu sırada ağrı duymamalıdır

e. Arkadaşlarının, ameliyat olduğunu anlayabileceği herhangi bir İz kalmamalıdır

  1. Primer rinoplastide, kapalı teknik ile, yeterli tecrübesi olan cerrah, başarılı bir açık teknik sonucunu rahatlıkla elde eder. Her hastaya açık teknik tercih edilmemelidir.

  2. İyi bir kapalı rinoplasti ile iyi bir açık teknik rinoplastinin sonucunun aynısına daha az burun ucu ödemi ile ulaşılır.

  3. Kapalı teknik rinoplasti genelde daha az kıkırdak greftleme ihtiyaç duyduğu için, L septoplastiye gerek yoktur. Textbook lar 10 hastadan birisi tekrar ameliyat olur der. Bu işi çok yapan cerrahların, burun revüzyon ihtimalleri %5 in altındadır ancak yine de böyle bir ihtimal vardır ve bu ihtimali her zaman göz ününde tutulmalıdır. Primer rinoplasti de, septum kıkırdağı alındıysa sekonder rinoplasti de kaburga ve kulaktan kıkırdak almak gerekir.

  4. Tecrübelerime göre burun ucu kıkırdaklarını görmeden ameliyat yapılmamalıdır. Bu nedenle ben, kapalı teknik kıkırdak doğurtma tekniğini kullanıyorum.

  5. Sekonder rinoplastide problemler çok çeşitlidir. Burun ucu çok güzel olmuş ancak burun sırtında problemler varsa, Burun ucuna hiç dokunmadan kapalı teknik ile problem çözülür. Açık teknik tercih edilirse, güzel burun ucu da riske edilmiş olur.

  6. Burun ucunda problem varsa, ancak aşırı değilse doğurtma tekniği ile kullanılabilir.

  7. Burun ucu aşırı deforme ise açık teknik tercih edilmelidir. Kaburga yada kulak kıkırdağı ile burun ucu baştan şekillendirilecekse açık teknik daha iyi bir tercihtir.

  8. Her primer rinoplastide açık teknik ve yapısal rinoplasti tercih etmek, her düşman için top mermisi kullanmak gibidir. İş yine hallolur ama daha çok tahribat yapılır. Daha çok ödem ve uzun iyileşme süreci olur. Elde edilen buru daha sert olur.

  9. Burun küçültme işlemlerinde, kıkırdak ve kemik çıkartıyoruz. Küçültülen iskelete deri ve iç kırmızı deri bol gelmektedir. Deriyi çıkartamıyoruz yni burna adapte olmasını bekliyoruz. Ancak. İçerdeki kırmızı deriler bazen büzüşmez kalınlaşırlar ve nefes problemleri yaratırlar. Kapalı rinoplasti kırmızı deri fazlalıkları olan yerlerden yapıldığı için ameliyat bittiğinde dikişe geçmeden önce fazlalıklar çıkartılır. Böylece deri fazlalılarına bağlı nefes problemleri oluşmaz.

  10. 2012’de ASJ dergisinde burun tendonu adını verdiğim Pitanguy ligamenti ile ilgili bir makale yazdık. Pitanguy ligamenti denilen bu yapı kauçuk kıvamında yarı elastik ama çok güçlü bir yapıdır. Burun kasları ile dudak kasları arasında bir bağlantıdır. Bu yapı ile burun ucu hem ayakta durur hem de yumuşak olur. Yapısal rinoplastide bu sistem bozulur, yeri kıkırdak greftler yerleştirilir. O zaman burun yine ayakta olur ancak daha sert olur. Pitaguy 1960 da bu dokuyu tarif etmiş ve çıkartın yada kesin demiştir. İlk defa dikin, yada koruyun gerekirse kısaltın ve dinamik projeksiyon (burun ucu yüksekliği) kazanın diyen biz olduk. Böylece urun ucu düşmesi denile projeksiyon kaybı ihtimali çok azalır. Burun ucuna daha az kıkırdak koyulur. Kapalı teknik rinoplasti de burun tendonu kesilmeden ameliyat yapılabilir. Açık teknikte kesilmesi zorunludur ancak onarılabilir.

  11. Plastik ve Rekonstrüktif cerrahi temelleri olan greft, flep, titiz cerrahi, doku beslenmesi ve yara iyileşmesi kurallarını bilmek, Rinoplasti gibi kıkırdak, deri, mukoza, kıkırdak ve kemik den oluşan bir organın, kıkırdak flep ve greft teknikleri içeren rinoplasti ameliyatında ciddi avantajlar sağlamaktadır.

Sonrası Kapalı Rinoplasti Nedir? * İzsiz Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

Burun Estetiği Operasyonu İçin İpuçları

Burun estetiği ameliyatı olmaya karar vermiş olan hastanın bilmesi gereken noktalar vardır. Bunlar hakkında gerekli olan tüm bilgileri elbette hekim, hastasına verecektir. Hastanın, operasyon öncesi bilmesi gerekenler kısaca aşağıdaki gibidir:

  • Hasta, ilk olarak burnu ile ilgili hissettiği duygulardan emin olmalıdır. Tam olarak burnunun şeklinin değişmesini ve burun estetiği olmayı neden istemektedir?
  • Çene, burun estetiği söz konusu olduğunda ciddi anlamda önem taşıyan bir nokta olmaktadır. Burnun çene ile uyumu, genel yüz uyumu ve orantısı için önemlidir. Öyle ki kimi durumlarda hekimler, hastanın burun ve çene yapısını inceledikten sonra hastanın hem çene hem de burun estetiği olması gerektiğini söylemektedir.
  • Hastanın 40 yaşın üzerinde olması ameliyat sonrası iyileşme döneminin daha uzun ve zor olması için bir neden olabilmektedir.
  • Hasta eğer kronik bir hastalık için düzenli bir ilaç kullanıyor ise bu konuda mutlaka hekime bilgi vermeli ve burun estetiği öncesinde bu ilaçların alımına ara vermelidir.
  • Genel anestezi altında yapılan burun estetiği operasyonu öncesinde hastanın anestezi almak ile ilgili herhangi bir sağlık sorunu olup olmadığını anlamak için gerekli tetkikler yapılacaktır. Ancak yine de hasta, daha önce bununla ilgili bir sorun yaşamış ise mutlaka hekime bilgi vermelidir.
  • Zaman zaman burun estetiği sonrasında hastalara revizyon ameliyatı yapmak da gerekebilmektedir. Toplam burun estetiği operasyonlarının yüzde 10’una revziyon ameliyatı yapılmaktadır.
  • Hastanın burnu ile ilgili ulaşılabilir ve gerçekçi hedefleri ve beklentileri olması çok önemlidir. Eğer burun estetiği ile ilgili olarak hekim, gerçekçi hedeflere sahip değil ise bu durumda operasyondan elde edilen sonuçlardan da mutlu olmayacaktır. Bu noktada hekime düşen görev, burun estetiği öncesinde hastanın beklentilerini tam olarak anlamak ve bu beklentileri makul bir düzeye çekmektir.

Sonrası Burun Estetiği Operasyonu İçin İpuçları Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

Burun Estetiği Ameliyatı Türleri

Hekimin yapacağı tercihe göre burun estetiği operasyonunda iki farklı teknikten bahsetmek mümkün olabilir. Bunlardan biri kapalı burun estetiği, diğeri ise açık burun estetiği olmaktadır.

Burun estetiği tekniklerinden hangisinin operasyon sırasında kullanılacağı hekimin kararıdır. Bu kararda hem burnun yapısı ve sahip olduğu sorun, hem hastanın beklentileri hem de hekimin bilgi, beceri ve deneyimi önem kazanır. Eğer hekim genel olarak açık teknik ile çalışıyor ise açık burun estetiğini seçecektir. Fakat operasyonların kapalı teknik ile yapan bir hekimin tercihi de kapalı burun estetiği olacaktır.

Kapalı burun estetiği tercih edildiği takdirde, burun üzerinde işlem yapmak için kullanılan kesilerin tamamı burnun içinde kalır. Fakat hekimin çalıştığı alan, kapalı burun estetiğinde açık burun estetiğine göre çok daha kısıtlı ve dardır. Hekimin yeterli beceri ve tecrübesi olduğu takdirde, kapalı burun estetiğinde son derece memnun edici neticeler alınabilir.

Açık teknik ile yapılan burun estetiği ameliyatında ise burnun derisi kaldırılarak çalışılır. Hekimin çalışma alanı geniş olacağı için her noktaya çok daha rahat bir biçimde hakim olabilmesi de kolaydır. Hastanın burun delikleri arasında bir minik kesi açılmak suretiyle yapılan açık teknik burun estetiği ameliyatı, pek çok hekim tarafından tercih edilir. Operasyon sonrasıda hastanın iki burun deliğinin arasında çok küçük bir kesi izi kalabilme olasılığı söz konusudur.

Açık teknik burun estetiği operasyonunun, kapalı tekniğe göre sahip olduğu dezavantaj, ameliyat sonrasında hastanın yüzünde meydana gelebilecek olan ödem sayılabilir. Kapalı teknik burun estetiği ile karşılaştırıldığı zaman göreceli olarak daha fazla olabilen yüz şişlikleri operasyon sonrasındaki ilk 10 gün içinde kendi kendine azalacak ve sonrasında da tamamen geçecektir. Burun estetiği sonrasında yaşanabilecek bu durumun en hafif ve konforlu şekilde atlatılabilmesi için hekim, gerekli tüm bilgileri hastasına verecektir.

Sonrası Burun Estetiği Ameliyatı Türleri Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.