Burun estetiği ameliyatlarında artık kırmıyoruz!

En çok sevilen cümle bu. Bana kaç defa bu soru soruldu. Kırıyor musunuz? Törpülüyor musunuz? Kemiğe müdahale edilmezse burun estetiği ameliyatı tamamlanmamış olur.

Burun Kemiğine Ne Yapıyoruz?

Burundaki kemerin yarısı, kemikten oluşur. Kemeri almak, için kemik çıkarmak gerekir. Kemer bölgesindeki kemik, yumurta kabuğu kalınlığındadır. Çıkartmak için törpüye bile gerek yoktur. Bu bölgedeki kemiği, makasla bile kesmek mümkün.

Nedir Bu Kemik Kırma işi?

Kemeri alınan burun, önden geniş görünür. Bu nedenle, burun tabanı ve burun sırtını daraltmak gerekir. Etrafınızda, “açık çatı” da denilen geniş burun gövdeli burun estetikleri görmüşsünüzdür. Bu görüntü, estetik kabul edilmeyeceği için daraltmak gerekir.

Burun Kemiğini Nasıl Daraltacağız?

İşte can alıcı soru bu. Parmağınızı yanağınıza koyun. Burnunuza doğru kaydırın. Burun kemiğini, hissedeceksiniz. İşte, ilk hissettiğiniz bölgeyi daraltmamız gerekiyor. En sık yapılan işlem: burun içinde 3-5 mm genişliğinde çelik keskiler ve çekiç yardımı ile kemiğin kesilmesi ve burun boşluğu içerisine doğru kaydırılmasıdır. Burun estetiğindeki morluk da tam bu işlemin sonucu olarak ortaya çıkar. Yüzün, ana damarının bir dalı, parmağınızla burun kemiğini ilk hissettiğiniz yerden geçer. Bu damar patlarsa göz altı ve yanağa ilerleyen morluklar oluşur. Bu bölgedeki kemik kalınlığı, 2-5 mm arasında değişmektedir. Özellikle kalın kemikli hastalarda, burun tabanı daraltılınca burun boşluğu daralır ve nefes problemleri yaşanabilir.

Burun Estetiğinde Kemik Konusunda Ne Değişiklik Olacak?

Geniş burun tabanı daraltılmadan bu ameliyat yapılmaz. Buradaki önemli detay burun tabanındaki kemik kalınlığıdır. Kemiği kırarak yada keserek yapın farketmez, kemiğin kalınlığı burun boşluğuna doğru itilmiş olur. 4 mm kalınlığındaki kemiği burun boşluğuna itersek burun boşluğu iki taraftan 4 mm daralır. Kemik kalınlığını inceltirsek, hava boşluğu iki taraftan en fazla1-2 mm daralır. Böylece nefes minimum etkilenir.

Bu İşlem Nasıl Yapılıyor?

Kemiğin zarı, dikkatle kemikten ayrılıyor. Morluğa sebep olan anguler arter bu zarın üstünde seyrettiği için damarı korumuş oluyoruz. Morluk bu teknikle nadiren olur. Kemik, özel bir alet ile inceltiliyor. İnceltmeye bağlı kemik talaşlar dışarıya alınıyor. Bazen, yarım avuç, kemik talaş çıkıyor. Bu kemik fazlalığın burun boşluğunu ne kadar daraltacağını düşünebilirsiniz.

Peki Bunun Bir Dezavantajı Var Mı?

Kemiği kırmak 2 dakikadan fazla sürmüyor. Kemik incelme işlemi bazen 10-12 dakika sürebiliyor.

Sonrası Burun estetiği ameliyatlarında artık kırmıyoruz! Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

Poligon Burun Estetiği: Rinoplastide Kubizm

Sizlere “Aesthetic Surgery Journal”da çıkan makalemiz ile ilgili haberi paylaşacağım. Türkiye’nin burun estetiği ameliyatında, daha fazla söz sahibi olması yolundaki, bilimsel adımlardan birisi olacak.

Yüzey Estetikleri ve Cerrahi Teknikler, (Surface Aesthetics And Surgical techniques) makalesi ASJ dergisinin Mart sayısında “special topic” olarak basıldı. Bu makale, sanat ile burun estetiğini bir araya getiren bir yazı olma özelliği taşıyor. Burun yüzey estetikleri, poligonlarla, yani kübik formlarla inceleniyor.

Poligon Burun Estetiği Nedir?

Poligon burun estetiği, rinoplasti ameliyatının, resim bilgisi ile yapılmasıdır. Poligon, birden fazla kenarı olan şekillerin genel adıdır. Üçgen, dikdörtgen, yamuk, beşgen gibi.

Neden Kübik Formlarla Analiz Yapıyoruz?

Organik cisimleri, kübik formlarla çizdikten sonra kenarları yumuşattığınız da, resim ortaya çıkar. Burun kıkırdakları, daha köşeli yapılardır ve burun derisi, kıkırdakların kenarlarını, yumuşatır. Burun derisi, ressamın, kübik formları yumuşatması gibi etki gösterir. Burun anatomisini bilen bir ressam, burnu kübik formlarla çizdiği zaman, aslında kıkırdak anatomisini çizmiş olur. Estetik yapılmamış kusursuz bir burnun kıkırdak anatomisini, 4-5 dakikada çizmek böylece mümkün olur. Kapalı teknik burun estetiğinin sırlarından birisi, burun yüzeyini okuyabilmektir.

Çakır Poligonları Ne İşe Yarar?

Çakır poligonları, güzel ve nefes alan burunlar incelenerek ortaya çıkartıldığı için, bu sistemle elde edilen sonuçlar doğal olur. Cerrahın ameliyatta kıkırdakların birbiriyle ilişkisini ortaya çıkarttığı, desen kütlesini görmesini sağlar. Mandal burun (pinch nose) gibi şekil bozuklukları oluşması neredeyse imkansızdır. Kübik formlar, burun estetiği yapan bir cerraha, kıkırdaklara şekil verme sırasında bir şablon görevi yapacak. Sadece kıkırdakların şekline değil, kıkırdak ve burun derisinin ilişkisinden oluşan kesitleri görmeyi kolaylaştıracak.

Herkes poligonları görebilir mi?

Desen eğitimi alanlar zaten görüyor. Ancak sizin de, görmenizi sağlayabilirim. Organik modellerde, yüzey anatomisi çok detaylı ve komplekstir. Işık kaynağı sabitken, objenin etrafında dolaşarak, yansıyan ışık ve gölgeleri beyninize kaydettiğinizde, kübik formları görmeye başlarsınız. Işık kaynağının yerini değiştirip etrafında dolaşarak daha fazla detay görürsünüz. Burnunu çok beğendiğiniz bir arkadaşınızın karşısına geçip, gözlerinizi kısarak bakın, burun üzerinde parlayan ışıkları görmeye çalışın, ışığın şeklini belirleyin, ışığın nasıl bir yolda ilerlediğini, kalınlaşıp inceldiğini fark edin, başınızı hafifçe hareket ettirip ışıkların değişimini izleyin. Işığın çizdiği şekillerden üçgenler ve dörtgenler oluşturun ve artık poligonları görmeye başladınız.

Sonrası Poligon Burun Estetiği: Rinoplastide Kubizm Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

Morluk Olmadan Rinoplasti Ameliyatı

Estetik burun ameliyatı olmak isteyen hastaların bilmesi gereken noktalardan biri insan yüzünde, pek çok damarın bulunduğu ve damarların burun estetiği operasyonunda mutlak surette darbe alacağıdır. Burun estetiği ameliyatından sonra hastanın yüzünde oluşan morlukların en temel nedeni de zaten damarların aldığı bu darbe nedeni ile meydana gelen kan sızıntısı olmaktadır. Çünkü damardan sızan kan, cildin üst doku katmanlarına doğru ilerlemekte ve burada morluk halini almaktadır.

Estetik burun ameliyatı sırasında, burun kemiği başta olmak üzere, burun üzerinde yapılan her türlü işlem, bu damar hasarlarının nedeni olur. Büyük damarlar,burun kemiğinin hemen yanında ve kemik zarının hemen üzerindedir. Kemik zarına hasar vermeden girişim  tamamlanabildiği takdirde morluk olmadan rinoplasti ameliyatının yapılmasından bahsedilebilir. Bilgisi, becerisi ve tecrübesi yeterli olan bir hekim, hastanın burun kemiği zarına herhangi bir zarar vermeden estetik operasyonu tamamlar ve bu operasyon sonrasında hastanın göz çevresi başta olmak üzere yüzünde hiçbir morluğa rastlanmaz.

Hekim ne kadar bilgi, beceri ve tecrübe sahibi olursa olsun, burna yapılan bir cerrahi girişim esnasında kanama olmamasında bahsetmek mümkün değildir. Elbette her hastanın burnunda bir miktar kanama olması normaldir. Ancak becerili ve tecrübeli bir hekim, bu kanamanın miktarının az olmasını ve kanamanın hastanın cilt dokusunun içine değil dışına doğru kanalize edilmesini sağlayarak morluk olmadan rinoplasti ameliyatının gerçekleşmesini sağlar. Eğer hekim bu noktada yeterli ise burun estetiği ameliyatının açık ya da kapalı teknik kullanılarak yapılmış olması büyük önem taşımaz. Çünkü burada önemli olan nokta, hekimin hastanın kemik zarını koruyor olmasıdır. Kemik zarına gösterilen hassasiyet ve incelik morluk olmadan rinoplasti ameliyatı yapabilmenin ilk şartıdır.

Sonrası Morluk Olmadan Rinoplasti Ameliyatı Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

No-Mor (Morluk Olmadan) Burun Estetiği

İnsan yüzünde sayısı oldukça fazla olan damarlar bulunmaktadır. Bu damarlar arasında atardamarlardan biri de vardır ve bu önemli damar tam olarak burun kemiğinin yanında konumlanmıştır. Bu damar yoğunluğu, burun estetiği sonrasında yüzde meydana gelen morlukların en önemli nedenidir. Çünkü burun üzerinde yapılan cerrahi girişim esnasında burnun etrafında bulunan damarlara da temas edilmekte ve bu damarlara istenmeden de olsa zarar verilebilmektedir. Damar, aldığı zarar nedeni ile herhangi bir yerinde delik ya da yırtık oluşması sebebi ile taşıdığı kanı sızdırabilmektedir. Sızan kan, derinin üst tabakalarına doğru yayıldıkça da dışarıdan bakıldığında morluk olarak görünen durumlar ortaya çıkabilmektedir.

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, bir burun estetiği ameliyatında damarların zarar görmemesi ya da kanama olmaması çok da mümkün olamaz. Ancak damarın ameliyata bağlı olarak gördüğü hasarı, buna bağlı olarak kanama miktarını azaltmak ve ortaya çıkan kanamanın morluk haline gelmesini engellemek mümkün olabilir. Bu da hekimin bilgi, beceri ve tecrübesi ile ilgili bir durumdur. Çünkü hekim, damarda meydana gelen hasar nedeni ile kanama oluştuğunda, kullandığı küçük drenler sayesinde bu kanamaların cilt dokusu içinde toplanması engellenebilir. Bu drenler ile dışarıya akıtılan kan, hastanın yüzünde morluk oluşmasını da engeller. Ancak bu uygulama hekimin becerisi ve deneyimi ile doğru orantılı olarak gerçekleşeceği için morluk olmadan burun estetiği ameliyatı yaptırmak isteyen bir hastanın estetik cerrahi hekimini doğru seçmesi çok büyük önem taşır. Hekim, ameliyat sırasında, kemik zarını koruyarak, bu zara zarar vermeden çalıştığı takdirde damarda oluşan hasar ve buna bağlı kanama da azalacaktır. Morluk olmadan burun estetiği ameliyatı ancak iyi bir hekimin girişimi ile mümkün olacaktır.

Sonrası No-Mor (Morluk Olmadan) Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

Morluk Olmadan (Morarmadan) Burun Estetiği

Pek çok hastanın burun estetiği ameliyatı kararı verirken en çok tedirgin olduğu konuların başında, ameliyat sonrasında yaşayacağını ve bu nedenle normal hayata dönüşünün gecikeceğini düşündüğü morluklar gelir.

Burun estetiği ameliyatı ile adeta özdeşleştirilen morluklar,  esasında ilerlemiş olan modern teknolojiler sayesinde uzun süredir burun estetiği ameliyatlarının komplikasyonları arasında yer almaz. Bu nokta aydınlatıldığı ve hasta operasyon sonrası morluklar yaşamayacağını, hatta tam aksine morluk olmadan burun estetiği ameliyatı geçireceğini bildiği zaman aklındaki sorulardan da kurtulmuş olacaktır.

Estetik burun ameliyatından sonra hastanın yüzünde neden morluklar oluşur?

Yüzümüzde pek çok damar olmakla beraber atardamarlarımızdan biri tam olarak burnumuzun yanında geçmektedir. Burun estetiği ameliyatı sırasında burna yapılan müdahaleler (özellikle kemikler üzerinde yapılan çalışmalar) bu damarın yara almasına ve damardan kan sızıntısı oluşmasına neden olmaktadır. Oluşan bu kan sızıntısı da deri yüzeyine morluk olarak yansır. Zaman zaman hekimler, operasyon sonrasında hastaya soğuk kompres uygulaması tavsiye ederek oluşan bu morlukları azaltmayı amaçlamaktadır.

Tüm bu gerçekler göz önüne alındığında şunu söylemek mümkün olur: Eğer hekim,kemik zarına zarar vermeden çalışırsa, bu durumda damarda da herhangi bir hasar oluşmaz ve dolayısı ile çok daha az kanama oluşur. Kanamanın hiç olmaması mümkün olmamakla beraber, hekimin kullanacağı direnler ile meydana gelen bu kanama dışarıya verilmektedir. Bu sayede hastanın deri yüzeyine herhangi bir kan sızıntısı dolayısı ile de bir morluk oluşmamaktadır. Morluk olmadan burun estetiği tamamen hekimin el becerisi ve tecrübesi ile doğru orantılı bir süreçtir. Bu nedenle her burun estetiği ameliyatından aynı sonuç beklenemeyebilinir. Hekimin doğru seçilmesi morluk olmadan burun estetiği operasyonu açısından en önemli nokta olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sonrası Morluk Olmadan (Morarmadan) Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

Morluk Olmadan Burun Estetiği

Burun estetiği ameliyat yaptırmayı düşünen hastaların bu kararları hakkında endişe duymasına neden olan bir kaç nokta vardır. Bu noktalar ile ilgili soruları olan hasta, ameliyat sürecini kaliteli tamamlayabilmek için sorularına cevap bulmalıdır. Bu sorular genel olarak burun estetiği ameliyatının ağrılı/acılı olup olmadığı, ameliyattan sonra normal hayata ne kadar süre içinde dönüleceği ve elbette morluk olmadan burun estetiği ameliyatının mümkün olup olmadığıdır.

Hasta, operasyon öncesi hekimine, aklındaki tüm soruları sorabilmeli, tüm cevapları alabilmeli ve tam bir güven içinde operasyona girmelidir. Bu noktada tüm görev estetik cerrahi hekimine aittir ve hastası ile kurduğu sağlıklı diyalog ve iletişim ile hastasını rahatlatır.

Hastaları, operasyondan sonra meydana çıkacağını düşündükleri morluklar -haklı olarak- tedirgin etmektedir. Çünkü yüzündeki morluklar tamamen iyileşmeden hasta, gündelik hayatına dönememekte, eski yaşam kalitesini elde edememektedir.

Bütün bu endişelerden hastanın sıyrılması ise kolaydır. Çünkü ilerlemiş tıp teknolojisi ve estetik cerrahi biliminin 21. yüzyıl şartlarını fazlası ile yakalamış olan çözümleri ile morluk olmadan burun estetiği adeta standart bir uygulama ve pratik halini almıştır. Daha önceki dönemlere bakıldığı zaman, burun estetiği ameliyatını takip eden süre içinde uzun bir zaman diliminde iyileşmeyen, haftalar hatta bazen aylar süren operasyon kaynaklı morluklar görülebilmektedir. Bu morlukların nedeni temel olarak insan yüzündeki damar yapısı olsa da hekimin beceri ve deneyiminin yanında, dönemin teknolojik imkanları da kabul edilebilir. Gerek ülkemiz gerek ise dünya standartları ölçeğinde baktığımızda, bilimsel ve teknolojik yapıldığı takdirde, morluk olmadan burun estetiği artık genel olarak gördüğümüz ve normal kabul ettiğimiz bir sonuçtur. Dolayısı ile bundan 10 ya da 15 sene önce yapılan burun estetiği ameliyatlarını ve bu ameliyatlardan sonra hastanın yüzünde meydana gelen morlukları baz alarak, bugünün şartları ile karşılaştırmak anlamlı olmaz.

Sonrası Morluk Olmadan Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

Morluk Olmadan Burun Estetiği

Bundan uzun seneler önce yapılan burun estetiği ameliyatlarında, hastaların en çok şikayet ettiği noktaların başında, elbette ameliyat sonrası ortaya çıkan morluklar gelmektedir. Hasta, estetik burun ameliyatı geçirdikten sonra, uzun bir süre yüzünde, özellikle de göz çevresinde oluşan morluklarla yaşamak zorunda kalmakta ve bu da hastanın yaşam kalitesinde ciddi bir düşüşe neden olmaktaydı. Morluk olmadan burun estetiği operasyonu geçirmek ise hastalar için adeta bir hayal sayılabilirdi.

Günümüz modern tıbbının gelişme süreci, teknolojik donanımların yeterliliği ve tıp dünyasındaki ilerlemeler ile estetik cerrahi biliminin geldiği nokta göz önüne alındığında, morluk olmadan burun estetiği ameliyatı yaptırmak artık bir hayal değil, gerçeğin ta kendisidir. Estetik cerrahi hekiminin bilgi, beceri ve deneyimi doğrultusunda, yaşadığımız çağda, burun estetiği ameliyatı olmak isteyen bir hastanın hiçbir morluk olmadan burun estetiği operasyonu yaptırması, operasyon sonrası iyileşme sürecini son derece sağlıklı ve kaliteli bir şekilde atlatması mümkündür.

İnsan yüzünde bulunan fazla sayıda damar vardır ve bunlar arasında en önemlilerinden kabul ettiğimiz atardamarlardan biri de burun kemiğinin yanından geçer. Burun üzerinde çalışılması durumunda bu damar da darbe görebilir. Bu darbe nedeni ile de damardan kan sızıntısı olur. Bu sızıntı ise dışarıdan morluk olarak görülür. Ancak son teknoloji estetik cerrahi operasyonlarında, özellikle de kapalı yani izsiz burun estetiği yönteminde, bu darbeye ve darbeye bağlı olarak oluşan kan sızıntısına nadiren rastlanır.

Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın, morluk olmadan burun estetiği ameliyatı yaptırmak isteyen bir hasta, bu operasyondaki en önemli noktanın hekim olduğunu bilmelidir. Hekimin bilgi, beceri ve deneyimi hem operasyonun kalitesini hem de operasyon sonrası iyileşme sürecini belirleyen en önemli kriterdir.

Sonrası Morluk Olmadan Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

Kapalı Rinoplasti “İzsiz Burun Estetiği Ameliyatı”

Hastanın burnunda herhangi bir operasyon izinin kalmadığı, dışarıdan bakıldığında burun üzerinde herhangi bir ameliyat gerçekleştiğinin anlaşılmadığı ve tüm ameliyat kesilerinin hastanın burnunun içinde kaldığı bir burun estetiği ameliyatı tekniği izsiz burun estetiği ya da diğer adıyla kapalı burun estetiği olarak isimlendirilir.

Burun üzerine yapılan müdahaleler ister açık ister kapalı yani izsiz burun estetiği şeklinde olsun, her ameliyat öncesinde hastanın dikkate alması gereken bazı noktalar vardır. Bunlar arasında sayabileceklerimizden bazıları şunlardır:

  • Tıpkı açık yöntemde olduğu gibi izsiz burun estetiğinde de hasta ameliyattan bir hafta önce kan sulandırma etkisi olan ilaçları almayı kesmelidir.
  • Her iki ameliyat yönteminde de hastanın alkol ve sigara tüketimini durdurması gerekir.
  • Gerek izsiz burun estetiğinde gerek ise açık burun estetiğinde, hasta, ameliyata bağlı ruhsal değişimler yaşayabilir. Operasyon öncesinde hasta bu nokta ile ilgili bilgilendirilmelidir.
  • Hekimin onay vermesi ile birlikte hasta operasyon sonrasında yüzüne soğuk uygulama yapabilir.
  • Her iki estetik operasyon yönteminde de hasta sadece hekim tarafından reçete edilen ilaçları kullanmalıdır. Hastanın bu ilaçlar dışında alması gereken ilaçlar var ise bu durumda kesinlikle hekime bilgi verilmesi gerekir.
  • İzsiz burun estetiğinden sonra, özellikle ilk ay boyunca kuvvetli ışık kaynaklarından uzak durulmalıdır. Bu sayede hastanın operasyon sonrası iyileşme dönemi daha kolay geçecektir.
  • Hekim, hastasının izsiz burun estetiği ameliyatından sonraki kontrol amaçlı muayeneleri için randevu günlerini belirleyecektir. Hastanın bu kontrol muayenelerine aksatmadan gelmesi, operasyon sonrası sağlıklı bir iyileşme dönemi için son derece önemlidir.
  • İzsiz burun estetiği operasyonundan ortalama olarak beş ya da altı saat içinde hasta yumuşak ve ılık besinlerle beslenmeye başlayabilir. Tüketilecek olan gıdanın sert ya da sıcak olması operasyon sonrası erken dönemde zararlı olabileceğinden bu gıdaların yumuşak ve ılık olması çok önemlidir.

Sonrası Kapalı Rinoplasti “İzsiz Burun Estetiği Ameliyatı” Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

İzsiz Burun Estetiği

Estetik burun ameliyatı yapılacağı zaman iki ayrı ameliyat tekniği söz konusu olmaktadır. Bunlardan biri açık burun estetiği iken diğeri de kapalı burun estetiği ameliyatı olmaktadır. Kapalı burun estetiği ameliyatı tercih edildiğinde hekim, hastanın burun deliklerinin içinde çalışır ve bu nedenle burun derisinin açılmasına gerek kalmaz. Deride hiçbir açma işlemi yapılmadığı için bu operasyon tekniği izsiz burun estetiği olarak da isimlendirilebilir.

Eğer hastanın burun estetiği ameliyatı kapalı yöntem ile yapılacak ise hekim burun ucunda bulunan kıkırdak bölgesine müdahale edilmeden, sadece burun kemerini alıp burnu daraltmak şeklinde yapılabilir. Bunun yanında hekim, kapalı yani izsiz burun estetiği yaparken burun ucu kıkırdaklarını çıkararak bu noktadan sonrasına açık yöntem ile devam edebilir.

Hekim, genel teknik olarak hem açık hem de kapalı yani izsiz burun estetiği yapabiliyor ise hasta ile hekim ortak karar vererek operasyon yöntemini seçebilir. Ancak hekim, sadece kapalı yani izsiz burun estetiği yapıyor ise bu durumda tercih yapmayı gerektirecek herhangi bir durum söz konusu değildir.

İzsiz burun estetiği de tercih edilse, açık yöntem ile de operasyon yapılsa, her şekilde hastanın burnunun doğal görünmesi esastır. Doğal görünüm burun estetiği ameliyatının en temel amacıdır. Ayrıca hastanın burnu operasyondan sonra, herhangi bir ameliyat olmamış kadar yumuşak da olmalıdır.Burunda ameliyattan sonra uyuşma duygusu kalmamalı, hasta ameliyattan sonra çok rahat sümkürebilmeli ve bu esnada herhangi bir acı ya da ağrı hissetmemelidir. Dışarıdan bakıldığında hastanın burnunda herhangi bir operasyon yapıldığı belli olmamalıdır. İzsiz burun estetiği ameliyatına ‘izsiz’ denilmesinin nedeni, hastanın burun delikleri arasında açılan kesinin bölgedeki doğal yağ dokusu içinde kalması nedeni ile dışarıdan bakıldığında kesinlikle belli olmamasıdır.

Sonrası İzsiz Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.

İzsiz Burun Estetiği

Burun estetiği ameliyatı, burnu ile ilgili sorun yaşayan herkesin kalıcı bir çözüm için başvurduğu bir çözüm olarak, en çok tercih edilen estetik cerrahi girişimidir. Gerek ülkemizde gerek ise dünya üzerinde en sık yapılan estetik ameliyat olan burun estetiği ameliyatı, açık ve kapalı olmak üzere iki ayrı teknik ile yapılmaktadır. Bu tekniklerden açık olan daha sık tercih edilen ve pek çok hekim tarafından kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde, burun derisi tamamen açılarak çalışılır ve operasyon bittikten sonra hekim, burun derisini burun deliklerinin arasında yer alan bir dikiş ile birleştirerek kapatır. Bu teknik ile yapılan burun estetiği ameliyatından sonra hastanın burun deliklerinin arasında az da olsa bir kesi izi kalır.

Kapalı teknik ile yapılan burun estetiği ameliyatında ise hekim, yapması gereken tüm işlemleri hastanın burnunun içinde, yani burun derisini tamemen açmadan yapar. Tüm cerrahi girişimler ve dikiş izleri, hastanın burnunun içinde kalır. Bu farktan ötürü de kapalı burun estetiği ameliyatı ile yapılan operasyonları izsiz burun estetiği diye isimlendirmek mümkün olur. Çünkü operasyondan sonra hastanın burnunda dışarıdan bakıldığında görülebilecek herhangi bir iz olmaz.

İzsiz burun estetiği, dar bir alanda yapılan hassas bir çalışma şeklidir. Burnun, sahip olduğu karmaşık yapı ve insan yüzünün tam merkezinde kapladığı önemli yer de göz önüne alındığında, kapalı yöntem kullanılarak yapılan izsiz burun estetiği operasyonunu her hekimin yapması beklenemez. Hekimin izsiz burun estetiği konusunda tecrübe, bilgi ve beceri sahibi olması bşaarılı bir operasyon için ilk şarttır. Tüm bu nedenler göz önüne alındığı zaman, hastanın burun estetiği ameliyatına karar vermeden önce, hekimine, ameliyatı hangi yöntemle yapacağını sorması önemle tavsiye edilir.

Sonrası İzsiz Burun Estetiği Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.