Burun Estetiği’nde Sihirli Greft (Kemik Tozu)

Bu yazı birazcık interaktif olsun. Yazıyı okurken burnunuzu muayene ettireceğim.

Anatomik bir giriş

Elinizi burnunuzun üzerine getirin. İki gözünüzün arasındaki kısım kemikten oluşur ve son aşama serttir. Üç santim aşağı kısım ise kıkırdaktan oluşur ve daha yumuşaktır. Varsayalım burnunuz kemerli olsun. Bu durumda burun sırtınızda, normalden fazla fazla kemik ve kıkırdak bulunuyor. Plastik cerrahlar, o şekilde girip fazla kıkırdak ve kemiği kesip törpüleyince olmuyor işte. Son aşama karışık bir anatomiyle uğraşıyoruz. Çünkü burun içinden hava geçiyor. Kemik ve kıkırdağın altı boş.

Anatomik olarak da “çatı” olarak tanım edilen bu bölgeyi size bir ev çatısını ile anlatmaya çalışacağım. Uzunlamasına iki odası olan bir dikdötgen bir ev hayal edin. Amerikadaki hortumladan çatısı uçmuş ev görüntülerini hepiniz gördünüz. Burun kemerini alınca ameliyatta bu görüntü oluşuyor.

-Biraz daha törpüledim bak
-Dokunabilirmiyim?
-Dokun, dokun, gel
-Abi, çatı kıkırdakta açık fakat kemik çatı hala kapalı.
-Bakayım,…hım, tamam, tamam orayı da birazcık açalım.

Yani ikimiz de bu bölgeyi, aynı ev çatısıymış benzer biçimde cümle içinde kullanıyoruz. Ü-4 mm kemer alınınca genelikle çatı açılır. Parmağınızı burun sırtına dokundurduğunuzda, parmağınız bu boşlukları hissedecektir. Hortumda çatısı uçmuş evi hatırlayın. Çatı uçunca, iki odayı ayıran duvar tepeden görünmeye adım atar. Burnumuzdaki sağ ve sol burun odalarını septum dediğimiz burnun ana kıkırdağı oluşturur. Açık çatı denilen problemde parmağınızla septuma dokunabilir sağında ve solundaki boşlukları, kolaylıkla hissedebilirsiniz.

Tedavi:

Şimdi kemeri yanı çatıyı aldık. Açık çatıyı iyi mi tedavi ediyoruz, anlatayım. Yine çatısı uçmuş evi düşünün. Evin duvarlarını, temele girmiş olduğu yerden zayıflatıp, duvarları birbirine doğru yıkarak çatıyı kapatıyoruz.
Çatı açık kalırsa: Burun sırtınız Adana’nın damlı evleri benzer biçimde görünmeye adım atar.
Çatı oldukça kapatılırsa: Avrupadaki gotik biçim, oldukca karlı iklimlerin kısa duvarlı, uzun çatılı evlerine benzer. Önden bakınca burun sırtı bıçak sırtı benzer biçimde görünür. Genellikle burun ışıkları bozulur ve ters duran bir O harfi belirir.
Duvarlar tabandan odaların içine yıkılırsa, Ç süre evler dar tabanlı, derme çatma tavanlı, sıkışık yere inşa edilmiş İstanbul gecekondularına benzer. Tam önden bakınca boru benzer biçimde görünür. Bu tür çatılar nefes almaya da uygun değildir.

Anatomik Olanı Nasıl Olmalı?

Duvarlar birbirine yaklaşmadan makul seviyede duvarları birbirine doğru tabanda değil tavanda birbirine yaklaştırılmalıdır. Burun tabanı kırılırsa, bu işi kontrollü yapmak oldukça zor, bundan dolayı tabanda odaların içine doğru daralıyor. Aynı korku filmlerinde odayı daraltan duvarlar benzer biçimde hayal edin. Duvar dik açısını koruyarak hareket eder. Nefes açısından bu asla iyi değil. Taban daralmadan tavanı kapanmalı. Bu nedenle, burun kemiklerinin tabanlarını kesmek, kırmak yerine; incelterek zayıflatıyorum.
Cam şeklinde pürüzsüz bir yüzeye haiz olan burun kemiği kemerine meydana getirilen her ameliyatta 1-2 mm düzensizlik kaçınılmazdır. Kemik periostu fazlaca incedir ve bu kısımdaki deri de çoğu zaman incedir. Burun kemik çatısı yumuşak bir yuvarlak şekle haizdir. Oysaki kemik çatı kapatılsa bile en iyi ihtimalle düz olur. Kıkırdak çatının ise üstündeki perikondriyum ve yumuşak doku birazcık daha kalındır. Ancak kıkırdak çatı daha keskin hatlara haizdir. Kemer alınıp çatı kapatıldıktan sonrasında bence bir ek işlem daha gereklidir. Aksi halde şişlikler geçtikten sonrasında, burun sırtım çöktü şeklinde cümleler, hastalar tarafında daha sık kurulur.

Türk lokumu:

Dr. Onur Erol’un burun estetiği için geliştirdiği Türk lokumu da tam bu sorun için kullanılmaktadır. Kemik çatı kapatıldıktan sonrasında burun sırtının üzerine doğranmış kıkırdaklar, eriyen surgicell ile yerleştirilmektedir. Surgicell, kıkırdakları 1-2 gün birarada meblağ. Çünkü kıkırdaklar dağılma eğilimindedir. Yine efsaneleşmiş Cerrahlardan Dr. Fethi Orak, burun kemerini törpülerken çıkan kemik tozlarını biriktirip, ameliyat sonunda gene kemiklerin üstüne yerleştirilmektedir. Kemik tozu, surgicell benzer biçimde tek tek arada tutucu ya gereksinim duymaz. Kemiğe ve periosta yapışır ve zor dağılır. İki hocamızın mevzu ile ilgili bilimsel yazıları mevcuttur.
Kemer alınıp, çatı kapatıldıktan sonrasında ek işlem yapılmasa ne olur?
Özellikle ince derili hastalarda uzun dönemde çökme ve düzensizlik oluşma ihtimali vardır.

Burun kemiğini keski ike kırmadığımı muhtemelen biliyorsunuz ki. Adını Ada Medikalin “Çakır 90” koyduğu cerrahi alet, kemiğin tabanını incelterek kemikleri hareketlendirir ve çatıyı kapatır. Bu inceltme esnasında, bir çiğdenmiş sakız kadar kemik toz çıkartır. Bu toz, burun sırtındaki düzensizlikleri örtmek için mükemmel bir materyaldir. Bir taşla Ü kuş vuruyoruz aslen.
Taş: Cakir 90
Kuş 1: 10 hastamızın 9 u asla morarmıyor, buz ve soğuk uygulama vermememize karşın.
Kuş 2: Kemikler burun boşluğuna doğru daraltılmadığı için nefes problemleri nadiren oluşur.
Kuş Ü: Bu işlem için burun sırtı için bolca oranda kemik toz üretir. motorlu kemik kesme ve törpüleme aletleri su yıkaması ile çalmış olduğu için kemik tozu toplamak fazlaca zor olsa gerek.
Dr. Ali Rıza’nın yazdığı kemik tozu makalesi de bilimsel literatüre girmiştir.

Burun sırtı düzensizlikleri için kemik tozunun ve Çakır 90 aletinin vakit içinde oldukca daha çok kullanılacağını düşünüyorum. Türk malı olan Çakır 90 düşündüğümden daha çok ilgi görmüş oldu. Bu hafta ilk ihracatını gerçekleştirmiş oldu 🙂 İtalyan Dr. Paolo bir tane satın alıp Stockholm a götürdü.

Dr. Barış Çakır

Sonrası Burun Estetiği’nde Sihirli Greft (Kemik Tozu) Burun Estetiği Ameliyatı ilk ortaya çıktı.